|
1) Bilgisayarda Etik
1.1) Etik tanımı
Nedir etik? Kavramları
tanımlamak her zaman değişik yorumları beraberinde getirir. Bu
bakımdan tanımlamaların esnekliğinden yola çıkarak yapılan yorumlar
da değişik durumlarda değişik uygulamalar içerecektir. Elektronik
iletişimde etik konusunun da bu bağlamın dışında kalmasını
bekleyemeyiz. Esas olarak etik, doğruyu, yanlışı, iyiyi ya da
kötüyü tanımlamaya çalışan bir felsefe dalıdır. Bu çerçevede
etiği tanımlarken ‘kurallar’ deseniz, “kimin kuralları?” diye
sorulabilir, ‘doğrular’ derseniz, “doğrunun tanımı nedir?”
diyebilirler; ‘ortak standartlar’ diyecek olsanız “hareket noktanız
neresidir?” sorusuyla karsılaşabilir ve siz etiğinizle basbasa
kalırsınız. O yüzden ben burada ‘etik’ sözcüğünü fazla
genişletmeden bildiğimiz ‘altın kural’ çerçevesinde
tanımlamak istiyorum: Nedir bu altın kural? “Kendine yapılmasını
istemediğini başkalarına yapma.” Buna bazı literatürde “netiket”
(Szofran, 1994), yani internetin görgü kuralları, başka bir kaynakta
da “internetin on emri” dendiğine rasladım.
İster görgü kuralı olsun, ister on emir
ya da daha fazlası, bu liste halinde sunulan etik kuralların,
aslında her zaman herkeste bulunmamasına karsın, sonuçta sağ duyu
dediğimiz ve söylendiğinde hemen herkesin kolayca basıyla da olsa
evetleyeceği türden ‘edep’ anlayışı, bir dizi ‘ahlaki
prensip’ olduğunu görüyoruz.. Tabii burada önemli olan, bu
sağ duyuyla gelen prensiplerin öncelikle akli-selim bir özgür
irade üzerine yerleştirilmiş olmasıdır ki altın kuralımız geçerli
olsun. Aksi takdirde, içselleştirilmeden baskıyla ya da
yaptırımı olmayan yasalarla gelen kurallar belli bir sure uygulamada
kaldıktan sonra bir kenara atılmaya hatta uygulamadan kaldırılmaya
mahkum olmaktadır.
Etik kavramını bu bazda tartışan
felsefeciler, ki bunların arasında Kant da var, ahlaki değerlerin su
iki şey üzerinde durduğunu iddia ediyor: Eğitim ve hükümet
ya da idare. Alışkanlıklarımızı edindiğimiz, hayatimizi
düzenleyen iki ana kurum. Diğer bir deyişle, tüm
davranışlarımızı ya bize öğretildiği sekliyle aldığımız (ya da
almadığımız) eğitime göre veya yasaların takdirine göre
ayarlıyoruz. Hal böyle olunca hukukun öngördüğü hüküm bizim de
ahlaki yargımız oluyor. (Kant,1980) Burada şöyle bir soru akla
gelebilir: ya böyle bir Eğitim ve bunun sonucu olarak da gayri
ahlaki diye tanımlanan davranışların yasal bir yaptırımı yoksa?
Sanırım iste o zaman teknoloji çekici başımıza vuruluyor ve
teknolojik ilerleme adına atılan tüm adımlar ilerlemeye değil
kaosa yönelik olabiliyor.
1.2)
Elektronik Iletisimde Etik kurallar
Bilgisayarların
geleceği konusunda en çok yanılanlardan biri kuskusuz 1984
adli romanın yazarı George Orwell’dir. Orwell, hatırlanacağı üzere
bu romanında bilgisayarların geleceğinde, ki bunun 1984 yılına kadar
gerçekleşeceği iddia edilir romanda, bu elektronik ortamın
hayatımıza hükmeden merkezi bir otoriteyi temsil edeceğini
varsayar. Yani bilgisayarlar bir “big brother” olacak ve
hayatimizin her anini denetleyecektir. İste Orwell’in yanılgısı
buradadır. Buğun geldiğimiz noktada bilgisayarlar merkezi
otoritenin değil tek kişilerin gücünü temsil eder hale
gelmiştir. Bireyin elinin altındaki bu dünyaya acılan bilgi
makinesi kişiyi bilgiye ve dünyaya ulaşmada kendi kararıyla basbasa
bırakmaktadır. Elektronik iletişim ortamının bireye tanıdığı bu
özgürlük ne yazık ki her zaman ayni akilci ve yapıcı amaçlarla
kullanılamamaktadır. Amerikada elektronik iletişim yasasının
1986 yılında yürürlüğe girmesiyle bu konuya yasal bir düzenleme
getirilmişse de bugün bu yasaların içeriği çoğunlukla İnternet
eğitimini üstlenen kitapların bir bölümünde verilen bir dizi “emir,”
“kurallar” veya “ilkeler” kapsamında tartışılmaya devam
edilmektedir.
İste internetin On Emri:
1.
Interneti
insanlara zarar vermek için kullanmayacaksın
2.
Başkalarının
internette yaptığı çalışmalara engel olmayacaksın
3.
Başkalarının
gizli ve kişisel dosyalarına girmeyeceksin
4.
İnternet yoluyla
çalmayacaksın
5.
Interneti yalancı
şahit olarak kullanmayacaksın
6.
Parasını
ödemediğin yazılımları kopyalamayıp kendi malin gibi
kullanmayacaksın
7.
Başkalarının
elektronik iletişim kaynaklarını izinsiz kullanmayacaksın
8.
Başkalarının
entellektuel ürünlerini kendi malınmış gibi sunmayacaksın
9.
Tasarımladığın
programların doğuracağı toplumsal sonuçları önceden düşüneceksin
10.
Elektronik
iletişim ortamını başkalarının haklarına saygı göstererek
kullanacaksın
Benzer şekilde elektronik iletişimde
uyulması gereken görgü kuralları da şöyle sıralanmış:
¨
Elektronik
posta ya da e-mail dediğimiz mesajları mesajı gönderdiğiniz
kişiye hitaben yazıp kendi adinizi yazarak bitirmeniz,
¨
Hitaba
ettiğiniz alicinin kimliğine göre bir dil ve ifade tonu seçmeniz
¨
Konu
hanesine mutlak uygun bir baslık koymanız
¨
Mesajınızı
kısa ve özlü yazmanız
¨
Gelen
mesajları cevaplamadan önce dikkatle okumanız
¨
Esprili
veya alaycı dil kullanımında dikkatli olmanız
¨
Kişiye
değil konuya cevap vermeniz
¨
Sinirleneceğiniz bir mesaj aldığınızda cevaplamadan önce kendinize
zaman tanımanız
¨
Mesajınızda
göndereceğiniz her turlu bilgi ve ifadenin saklanabilir olduğunu ve
ertesi günkü gazetelerde bas sayfaya haber olabileceğini hiç
unutmamanız,
¨
Mesajlarda
kotu niyetin değil yanlış anlamaların daha fazla meydana geldiğini
bilmeniz
¨
Elektronik
iletişimde uygun nazik bir ifade kullanmanın sağ duyunun gereği
olduğunu hatırlamanız
türünden genel kurallar iletişimi
kolaylaştıracağı gibi doğabilecek yanlış anlaşılmaların çok daha
çabuk ve kolay yoldan giderilmesini sağlayacaktır.
1.3) Yazılım Lisansı Nedir? Neden
Gereklidir?
Yazılım lisansı,
telif hakkı sahibinin (yazılım üreticisinin) haklarını koruyan bir
belgedir. Her bir yazılım için lisans almak şarttır; bu üreticinin
telif hakkını çiğnemediğinizi, emeğinin karşılığını verdiğinizi
gösterir. Telif hakkı sahibinin hakları yasalarla da korunur. Telif
hakkı yasaları, insanların izin almaksızın yazılım
kopyalayamayacağını açıkça beyan eder. Hiç kimse telif hakkı
sahibinin izni olmadan, emeğini kopyalayıp dağıtamaz ve kullanamaz.
Eğer, izinsiz olarak bir bilgisayar programını kopyalar veya yasal
olmayan bir kopyasını bir başkasına tedarik ederseniz, kanunları
çiğnemiş sayılırsınız.
-
Telif hakkı sahibinin izni
olmaksızın,
-
Bir yazılım programının kopyalarını
yapamazsınız
-
Bilgisayarınız veya yerel ağınız için
kopyalar üretemezsiniz
-
İnternet’ten kopya program
indiremezsiniz
Bu kuralları
çiğnediğiniz takdirde, ağır cezai yaptırımlarla karşılaşabilirsiniz.
|