|
Bağlantı ayarları Yazıyı buraya kadar sıkılmadan okuduğunuza göre ADSL işini ciddi
ciddi düşündüğünüzü varsayıyorum. ADSL’e abone olmak için ilk
yapmanız gereken, bu adrese girip
http://www.turktelekom.com.tr/webtech/default.asp?sayfa_id=194
adsl hizmeti almak istediğiniz telefon numarasını girmek ve bu
numaranın bağlı olduğu santralde adsl verilip verilmediğini kontrol
etmektir. Buradan olumlu yanıt aldıktan sonra, aynı sitede yer alan
açıklamalara göre adsl başvurunuzu yapıyorsunuz. Başvuru esnasında size kullanıcı adı ve şifre verilecektir, buna
dikkat edin. Kullanıcı adı ve şifre konusu TT’nin adsl
kullanıcılarına çektirdiği çilenin büyük bir bölümünü oluşturuyor.
Kullanıcı adı ve şifre yapısındaki belirsizlikler, sizden habersiz
değişen şifreler (bağlanamayınca, destek hattını arıyorsunuz ve
“Aaa, ee, sizin şifreniz o değil ki !!!” diyebiliyorlar) ve hatta
sizin şifrenizle başka bir adsl kullanıcısının sisteme girmesi ve
sizin girememeniz…Demek ki kullanıcı adınıza ve şifrenize dikkat ediyorsunuz,
ayrıca size bir de “hat numarası” verilecek 18 veya 19 ile başlayan
bir numara bu, o numarayı da kaybetmeyin.Bunun yanında Türk Telekom’un yanı sıra büyük İSS’lerde ADSL
hizmeti vermeye başladılar, örneğin Superonline.
http://adsl.superonline.com/ adresinden bilgi alabilirsiniz. Başvuru yapılıp, hattınız açılınca modem almanın sırası geliyor.
Yukarıda ayrıntılı olarak modem seçiminde dikkate almanız gereken
noktaları sıraladık, ancak marka konusunda bir şey söylemedik. Bu
konuda da çeşitli donanım inceleme sitelerine ve bilgisayar
dergilerine başvurmanız gerekiyor. Buradan da fiyat/performans oranı
en uygun ve sizin ihtiyaçlarınıza cevap verecek bir modemi tercih
etmelisiniz.
Bu arada, performans deyince şöyle bir nokta aklıma geldi, hiçbir
markanın hiçbir modeli sizi İnternet’e daha hızlı veya daha yavaş
bağlamaz. Bağlantı hızı olarak ne satın almışsanız, modeminizin
marka/modeli ne olursa olsun o hızda bağlanırsınız. Sadece ping
sürelerinde çok küçük farklar olabilir, ancak bu fark ortalama bir
ev/ofis kullanıcısı için önemli değildir. ADSL modem alırken dikkat etmeniz esas konu, sizin
ihtiyaçlarınıza uygun bir model olması, fiyatı, ayarlarının,
firewall v.b. gibi özelliklerinin yeterli olması, paket içinden
çıkan parçaların kaliteli ve yeterli olması ve belki de en önemlisi
donanımsal bir problem yaşadığınızda sizi süründürmeyecek, kısa
sürede tamir veya değişimi yapacak bir yerden almanızdır.Modemi aldınız, eve/ofise geldiniz, peki şimdi? Her modemin ayrı
bir ayar yöntemi olduğu için size her işe yarar İngiliz anahtarı bir
çözüm sunamıyorum, ama okumanız yazmanız varsa, ürünle beraber gelen
kitapçıkta anlatılan kısa 1-2 adımı tamamlamanız yeterli olacaktır. Ancak genel olarak şunlar söylenebilir:
Eğer modeminizi USB üzerinden bilgisayarınıza kuracaksanız, diğer
USB cihazlardan bir farkı yok, cihazı takın, CD’den driver’ı
yükleyin. Çevirmeli ağ ayarlarını yaptığınız gibi bu bağlantının da
ayarlarını (kullanıcı adı vs.) yapın ve bağlanın.
Eğer Ethernet üzerinden bağlanıyorsanız veya genel olarak harici
bir modem almışsanız, öncelikle kitapçığından cihazın sahip olduğu
varsayılan ip adresini öğrenip, kendi ağ kartı ayarlarınızda uygun
bir ip adresi tanımlanmanız gerekebilir. Ancak çoğu zaman otomatik
ip al diye ayarlanmış ağ kartınızı modemin Ethernet portuna
bağlamanız yeterli olacaktır. Sizin kartınız otomatik olarak bir ip
adresi alacaktır. Daha sonra İnternet explorer’dan modemin ip
adresini girip enter’a basacaksınız. Hemen hemen tüm modemlerde
cihazın içine gömülü bir web sayfası mevcuttur. Cihazla ilgili
ayarlar ve durumunun gözlenmesi bu web sayfaları üzerinden yapılır.

Yapmanız gereken ayarlar,
VPI = 8
VCI = 35
Encapsulation=PPoE LLC (Bu bazı bölgelerde PPoA LLC olabilir!)
Username=kullanıcıadınız@ttnet
Password=Şifreniz
olarak ayarlamak, kaydedip, modemin kendini resetlemesini
beklemekten ibarettir.
Cihazınızın üzerinde mutlaka bir link ışığı olacaktır. Cihaza
sadece elektrik kablosunu takıp açtığınızda bu ışık sarı veya
kırmızı yani ADSL’i tespit edemiyorum manasına gelen durumda
olacaktır. Daha sonra cihazın arkasına ADSL’e açılmış olan telefon
hattınızı taktığınızda ışık bir süre yanıp sönecek en sonunda da
yeşile dönüp sabit yanmaya devam edecektir. Tabii renkler modelden
modele değişebilir ama sistem böyle.
Link ışığının yanması İnternet’e bağlı olduğunuz manasına gelmez,
hattınızın ADSL’e açık olduğunu ve modemin bunu tespit ettiğini
gösterir. Eğer, örneğin kullanıcı adınızı yanlış yazarsanız link
ışığı yanmasına rağmen IP alamaz ve nete çıkamazsınız.
Yukarıdaki ayarları tamamlamışsanız explorer’ı açıp, sörfe
başlayabilirsiniz.
DNS meselesi
DNS benim için bir mesele değil, tahminimce sizin içinde değil,
ama ADSL’e bağlanınca böyle bir derdiniz olabilir.
www.yahoo.com yazdınız enter’a bastınız, bilgisayarınız öncelikle
DNS server’a gidip “bana www.yahoo.com’un IP adresini ver” der ve bu
ip adresi ile www.yahoo.com’a bağlanırsınız.DNS server dediğimiz çoğunlukla size İnternet servisi veren
sağlayıcının sunduğu bir hizmettir. Ancak Türk Telekom’un DNS
server’ları ya çok yavaştır ya da düzgün çalışmaz. Varolduğunu
bildiğiniz (başka yerlerden sorunsuz girdiğiniz) web sitelerine “web
sitesi bulunamadı” mesajı sonrasında ulaşamazsınız. Bu ADSL’in ilk
günlerinden beri çok karşılaşılan bir durum. Eğer siz ilk ayarlarla
böyle bir problem yaşamadan normal çalışıyorsanız, problem yok
demektir, aynen devam edin. Ancak bu gibi sorunlar yaşıyorsanız,
Türk Telekom’un dns server’larını kullanmak zorunda değilsiniz.
Modem ayarlarınızda çalıştığını bildiğiniz diğer DNS server
adreslerini girebilirsiniz.
Sabit IP (Almalı mı, almamalı mı?)
İnternet’e bağlandığınızda dünyada bir eşi olmayan bir IP adresi
bilgisayarınıza atanır. Böylece sizin bilgisayarınız İnternet
üzerindeki diğer bilgisayarlarla haberleşebilir. Hangi yöntemle
bağlanırsanız bağlanın bu geçerlidir. Dial-up olarak bağlandığınızda
bağlı kaldınız süre size ait olan bir ip numaranız olur, düşüp
tekrar bağlandığınızda ise farklı bir ip alırsınız.
Servis sağlayıcıların sahip oldukları belli ip aralıkları vardır.
Kendisi üzerinden hizmet alan müşterilerine bu ip aralığında ip
dağıtırlar.
ADSL’e başvurduğunuzda isterseniz ücretsiz olarak (en azından şu
an için böyle) sabit ip’ye sahip olabilirsiniz. Bu şu anlama gelir,
ADSL bağlantısını her yaptığınızda 81.251.1.250 gibi sabit bir ip
adresi bilgisayarınıza atanacak, bağlantıyı kesip tekrar kursanız da
aynı ip adresini alacaksınız.
Peki bunun avantajı veya dezavantajı nedir? Dışarıdan başka
İnternet kullanıcılarının sizin bilgisayarınız üzerindeki bir
servise (mesela kendi makineniz üzerinde tuttuğunuz web sitesine)
ulaşmalarını istiyorsanız sabit ip’ye sahip olmak daha
kullanışlıdır. Ip adresinizi arkadaşlarınıza veya her kim kullanmak
istiyorsa onlara verirsiniz ve diğer İnternet kullanıcıları web
gezginlerini açıp sizin ip adresinizi yazdıklarında, karşılarına
sizin bilgisayar üzerinde çalışan web sitesi gelir.
Sabit ip’niz olmasa da kendi makinenizde web sitesi
sunabilirsiniz, ancak ADSL bağlantınız kesip, tekrar bağlandığınızda
farklı bir ip adresi alacağınızdan yeni ip adresinizi
arkadaşlarınıza bir şekilde iletmeniz gerekir. Hatta sabit ip’niz
varsa, bir domain ismi alıp (benimsitem.com gibi), sonra da sabit
ip’nizi bu adrese tanımlarsanız, ip adresiyle değil, benimsitem.com
yazarak da sizin bilgisayarınıza ulaşabilirler.
Hımm, güzel bir şey bu sabit ip, hem de bedavaymış neden
almayalım ki, diye düşünebilirsiniz. Ancak İnternet üzerinde sabit
bir ip’ye sahip olmak, kötü niyetli kişilerin de sizi her zaman aynı
adreste bulabilmesi manasına gelir. Ayrıca, bir şekilde bu ip adresi
bazı sitelere girmekten engellenirse yani banlenirse, eliniz
ayağınız bağlı kalır.
Sonuç olarak, öyle web sitesi, mail server’la falan işim olmaz,
ben doğru düzgün İnternet’e gireyim bana yeter diyorsanız, sabit ip
almanın size getireceği bir avantaj bulunmuyor. Ancak özellikle
işyerleri için, kendi mail server’larına sahip olacak, web sitesini
kendi bilgisayarı üzerinden dünyaya açacak yerler için sabit ip
alınabilir.
Aslında sabit ip almasanız da, sabit ip’nin sunduğu imkanlardan
faydalanmanızı sağlayan bir sistem mevcut, şimdi bunu inceleyelim.
Dinamik DNS
http://www.noip.com bu adres size bir şey ifade ediyor mu?
Etmiyorsa bile okumaya devam edin, pişman olmayacaksınız.
Az önce sabit ip’nin ne olduğunu, avantaj ve dezavantajlarını
anlatmaya çalıştık. Sabit ip meselesi aslında ADSL özelinde bir konu
değil, dial-up da bağlansanız, kablonet’de kullansanız sonuç
değişmiyor. Bir çok kişi kendi bilgisayarı üzerinde bazı İnternet
servisleri kullanmak veya en azından dışarıdan evindeki
bilgisayarına ulaşmak istiyor.
Ancak sabit ip’niz yoksa, dışarıdan bağlanmak zorlaşıyor, çünkü
siz en son baktığınızda gördüğünüz ve not ettiğiniz ip adresiniz,
bağlantınız bir ara kopup tekrar geldiğinde değişmiş olabilir. İşte
sabit ip’ye sahip olmayanların, sabit ip’ye sahip olmanın
rahatlığını yaşaması için sunulan bir servis var: dinamik dns.
Sistem basitçe şöyle işliyor: Bu servisi sunan web sitelerinden
birisine gidiyorsunuz (noip.com mesela), kayıt olup kullanıcı
adı-şifre alıyorsunuz. Kayıt esnasında size bir subdomain veriyorlar
(benimismim.noip.com gibi). Bu subdomain sizin bilgisayarınıza (o an
geçerli olan ip adresinize) yönlendiriliyor. Sonra da web sitesinden
ufak bir program indiriyorsunuz. Programı bilgisayarınıza kurup,
sitede tanımladığınız kullanıcı ve şifrenizi girince ayarlamalar
bitmiş oluyor.
Sizin bilgisayarınızda çalışan bu program sürekli olarak sizin ip
adresinizi kontrol ediyor. IP adresiniz değişince noip.com’a
bildiriyor, noip.com’da sizin subdomain’e bağlı ip’yi değiştiriyor.
Sonuçta benimismim.noip.com sürekli sizin bilgisayarınızın ip’sini
veriyor.
Dinamik DNS güzel bir imkan olsa da, eğer kendi bilgisayarınız
üzerinde bir takım servisler vermeyi düşünüyorsanız, en başta sabit
IP almak en akıllıcası gibi gözüküyor.
Güvenlik/Firewall
Güvenlik ve kullanılabilirlik aslında birbirine zıt kavramlardır.
En güvenli sistem dışarıyla hiçbir bağlantısı olmayan sistemdir.
Ancak o zaman da, kullanılabilirliği sıfıra iner. O zaman güvenlik
ve kullanılabilirlik dengeli bir şekilde ayarlanmalı ve hem yapmak
istediğimiz işi yaparken, hem de güvenliğimizi mümkün olan en üst
düzeyde tutmalıyız.
7/24, üstelikte yüksek hızda İnternet’e bağlı bir sistem sürekli
tehdit altındadır. Oturup güvenlik loglarına baktığımızda aşağı
yukarı her on dakika da bir birilerinin port taraması veya benzeri
yöntemlerle sistemimize ulaşmaya çalıştığını görürüz.
ADSL bağlantısına karar veren bir kullanıcı, hele ki bir iş
ortamında birden fazla bilgisayarı bağlayacaksa güvenlik konusunu
iyice düşünmelidir. Güvenlik çok boyutlu bir konu olduğu için burada
ayrıntılı olarak incelememiz mümkün değil. Ancak en azından
alacağınız ADSL modemde kolay ayarlanabilir bir firewall olmasına
dikkat edin ve modemi kurarken bu firewall’ı inceleyin, varsayılan
ayarlarının sizin için yeterli olup olmadığına dikkat edin.
Mümkünse, firewall içinde önce tüm iletişimi kısıtlayıp, sonra adım
adım kullandığınız servisler için gereken portları (ama sadece
gerekenler) açın. Sadece modem üzerindeki firewall’a güvenmeyin,
bilgisayarınıza da mutlaka iyi bir firewall ve sürekli güncellenen
bir antivirus kurun.
Windows XP kullanıyorsanız Servis Paketi 2’yi yüklemenizi
şiddetle tavsiye ediyorum. İşletim sistemi güncellemelerini
otomatiğe alın ve sürekli güncel kaldığınızdan emin olun.
Her modemin firewall ayarı farklı farklı olduğu için size
standart bir ayar vermem mümkün değil, ancak altta örnek olması için
Alcatel Speed Touch ADSL modemin firewall ayarlarını veriyorum.
Tabii ki bu benim ihtiyaçlarıma göre ayarlanmış, sizin ki farklı
olabilir.

Firewall eğer “Packet Firewall” özelliğine sahipse, sisteme giren
ve çıkan her ip paketini inceler ve sizin oluşturduğunuz kurallara
göre izin verir veya vermez.
Yukarıdaki listede, kurallar üstten aşağıya doğru taranıyor. Ip
paketi bu kurallardan birisine uyuyorsa izin veriliyor, en alttaki
kural “drop/iptal etl” komutu ile ile yukarıdan aşağıya doğru hiçbir
kurala uymayan paketi siliyor.
İnternet’e bağlı makineların temel servisleri (http, ftp, mail
https vb.) kullanabilmesi için ilk iki kuralı tanımlamışım. Çünkü bu
servisler 13-443 arası portları kullanıyorlar. Aşağıda sık
kullanılan bazı protokollerin portlarını veriyorum:
HTTP 80
HHTPS 443
FTP 20 ve 21
SMTP 25
POP3 110
NNTP 119
Uzak Masaüstü (Terminal Servisleri) 3389
İlk kuralı inceleyelim:
| Source (paketin geldiği yer) |
Destination (paketin gittiği yer) |
Protocol |
Action (yapılacak şey) |
| Lan (yerel ağ) |
Wan (İnternet) |
13-443 arası portlar (tcp) |
Accept (izin ver) |
İlk kural; yerel ağ’dan gelen, internete doğru 13-443 arası
portlara giden tcp paketlerine izin ver diyor.
İkinci kurala bakalım:
| Source (paketin geldiği yer) |
Destination (paketin gittiği yer) |
Protocol |
Action (yapılacak şey) |
| Wan (İnternet) |
Lan (yerel ağ) |
13-443 arası portlar (tcp) |
Accept (izin ver) |
İkinci kural ise, birincinin tersi gibi, İnternet’ten 13-443
arası portlardan gelen tcp paketlerinin yerel ağa geçmesine izin ver
diyor.
Şimdi bu noktada ufak bir bilgi verelim, bir bilgisayar üzerindeki
servislere ilgili servisin portundan bağlanıyoruz. Örneğin web
sunuculara 80 numaralı porttan bağlanıyoruz. Ancak aslında web
sunucu da bizim bilgisayarımıza 1024-65536 arası rastgele bir
porttan bağlantı kuruyor. Firewall, her paketi incelediği için
bağlantıya çift yönlü olarak izin vermeliyiz.
Örneğin yerel ağı İnternet’te 80 numaralı porta açmak için aynı
zamanda web sunucunun içerideki makinelere doğru erişimini de
tanımlamalıyız. Bazı firewall’lar bu geri dönüş bağlantılarını ya
hiç kontrol etmezler veya kuralı kendisi otomatik oluştururlar. Biz
burada bunu da tanımlamışız.
ADSL modeminiz üzerindeki firewall sizin için yetersizse veya
daha ayrıntılı ayarlamalar yapmak istiyorsanız, yerel ağınızla ADSL
arasına üzerinde Firewall/Proxy yazılımı (ISA Server gibi) çalışan
bir bilgisayar koyup, onun üzerinde çok daha ayrıntılı ayarlamalar
yapmanız mümkün olabilir.
Nat/Pat
Yok, yok bir yazım hatası söz konusu değil, bu bölümün başlığı
gerçekten nat/pat. Hayır, size saçma bir Japon çizgi filminden
bahsedecek değilim, nat ve pat bizim işimize yarayan ağ
teknolojilerinin isimleri ve birazdan kısaca tanıyacağız.
Nat, Network Address Translation kelimelerinin kısaltması. Bunu
"ağ adresi çevrimi" gibi Türkçeleştirebiliriz. Nat şöyle ortaya
çıkmış, 90'lı yılların sonlarına doğru, ip adres blokları hızla
tükenmeye başlamış. Yani A, B ve C sınıfı gerçek ip adresleri
İnternet'in çok hızlı büyümesiyle, isteyen kurum ve kuruluşlara
dağıtıldıkça bu gidişle dağıtılacak ip adresi kalmayacağı
farkedilmiş. 100-150 Pc'den oluşan bir bilgisayar ağının İnternete
çıkabilmesi için her bir Pc'ye ayrı ve gerçek bir IP adresi vermek
yerine, İnternet ile yerel ağ arasında aracılık görevi gören bir
yönlendiricinin gerçek IP adresine sahip olması ile tüm yerel ağın
İnternet'e çıkabileceği nat sistemi geliştirilmiş.

Yerel ağdaki bilgisayarlar Nat yapan bilgisayarı/yönlendiriciyi
varsayılan ağ geçidi olarak görürler. Böylece İnternet'e doğru her
paketi bu cihaza yollarlar. Nat yapan makina, kendine gelen bu IP
paketlerinin "kaynak IP adresi" bölümünü değiştirip, kendisinin
gerçek IP adresini yazar ve İnternet'e gönderir. Bu paketin cevabı
İnternet'ten geldiğinde de, en başta bu paketi gönderen yerel ağdaki
PC'ye bu paketi iletir. Böylece yerel ağdaki bilgisayarlar kendileri
gerçek bir İnternet IP adresine sahip olmasalar da, İnternet'e
çıkabilmiş olurlar.
Pat, "Port Adress Translation" ise Nat yapan yönlendiricilerin
yapabildikleri diğer bir iştir. Eğer İnternet üzerinden iç ağa doğru
beklenmeyen (yani iç ağdan yapılmış bir isteğin cevabı olarak değil)
bir talep gelirse, Pat yapan yönlendirici önceden ayarlandığı gibi
bu isteği içerideki bir bilgisayara iletir.
Örneğin, sizin iç ağda 10.0.0.1 gibi bir IP adresine sahip bir
web sunucunuz varsa ve İnternet'ten bu bilgisayarın üzerindeki web
sitesine ulaşılabilmesini istiyorsanız, aradaki yönlendirici cihazda
(ADSL router mesela) Pat ayarlarını yaparsınız.
"Dışarıdan (İnternet'ten) 80 numaralı porta gelen istekleri, iç
ağdaki 10.0.0.1 IP adresine sahip bilgisayarın 80 numaralı portuna
yolla" dersiniz.

İçeride çalışan servisin kulladığı port veya portları bu şekilde
yönlendirici üzerinde Pat'ladıktan sonra, firewall üzerinden de
ilgili portların iç ağa doğru açılması gerekir.
Eğer uzak masaüstünü kullanarak bilgisayarınıza dışarıdan
bağlanmak istiyorsanız, 3389 TCP portunu içerdeki Pc'nin yerel
IP adresine (192.168.16.3 gibi) Pat yapmalı ve bu portu
firewall'da açmalısınız.
Kendi makinanıza FTP server kurmak ve dışarıdan bağlantıya
izin vermek için 20 ve 21 TCP portlarını aynı şekilde
ayarlamalısınız.
Gerçek hızımız nedir?
ADSL’e bağlandık, hemen sık sık girdiğimiz birkaç web
sitesini gezdik, “vay bee, baya hızlıymış hani” diye söylendik,
şimdi de broadband yani genişbant internetin nimetlerini tanıma
vakti geldi.
Öncelikle normal sörf hızınızda belirgin bir artış
hissedeceksiniz ayrıca önceden, yani dial-up olarak
bağlandığınızda hiç kullanamadığınız on-line video v.b.
hizmetleri kullanabilir hale geleceksiniz.
Aşağıdaki sitelere göz atmakla başlayabilirsiniz:
http://video.msn.com/
www.yayinonline.com
http://www.bbc.co.uk/broadband/
Ayrıca Winamp’ın en son sürümünü indirip onun içinden canlı
radyo ve tv kanallarını izleyebilirsiniz (www.winamp.com).
İş dosya indirmeye gelince bir çok seçeneğiniz var, dosya
indirme ve paylaşım programlarıyla ilgili başka bir yazımız
olacak, ancak dosya indirirken bir çok kullanıcının kafası
karışıyor, bazı noktalara açıklamaya çalışalım.
Önce kavramları tanıyalım:
kilo (k) = 10 ^ 3 = 1,000 (bin)
mega (M) = 10 ^ 6 = 1,000,000 (milyon)
giga (G) = 10 ^ 9 = 1,000,000,000 (milyar)
tera (T) = 10 ^ 12 = 1,000,000,000,000 (trilyon)
k = kilobit
K = Kilobyte
“k” harfine dikkat! Küçük yazıldığında “kilobit”, büyük
yazıldığında ise “Kilobayt” manasına geliyor.
1 bayt=8 bit, bu durumda:
56 kbit = 7 Kbayt (Normal modemlerde teorik olarak
görebileceğiniz en yüksek indirme değeri budur.)
128 kbit = 16 Kbayt
256 kbit = 32 Kbayt
512 kbit = 64 Kbayt
1024 kbit = 128 Kbayt
2048 kbit = 256 Kbayt
Satın aldığınız ADSL hattı ile yapabileceğiniz maksimum
indirme oranını hesaplarken, kısaltmalara ve bit/byte ayrımına
dikkat etmemiz gerekiyor.
Örneğin 512 kb/s (kilobit/saniye) ADSL hattınız varsa, 8 bit
= 1 byte olduğuna göre;
512/8= 64 KB/s (Kilobyte/Saniye) indirme yapabilirsiniz. Bu
512 kbps bir hat üzerinde en iyi şartlarda 1 Megabayt bir
dosyanın;
1024 Kbayt / 64 Kbayt/Saniye = 16 saniyede indirilebileceğini
gösteriyor.
Diğer bir nokta ise veri depolamada kullanılan değerlerle
veri aktarımında kullanılan değerlerin biraz farklı olmasıdır.
Veri depolama, harddisk veya dosya boyutu belirtilirken, ikilik
sistem değerler kullanılır:
1 Kilobyte (K / KB) = 2^10 byte = 1,024 byte gibi.
Ancak veri aktarım ile ilgili değerler onluk sistemdedir:
1 Kilobyte (K / KB) = 10^3 byte = 1,000 byte
Bu bilgilerin yanı sıra bağlantı hızınızı test edebileceğiniz
bir adres bulunuyor:
http://speedtest.ttnet.net.tr/
Sorular/Cevaplar
ADSL ne anlama geliyor?
Asymmetric Digital Subscriber Line / Asimetrik sayısal abone
hattı.
ADSL ile DSL arasındaki fark nedir?
ADSL bir çeşit DSL’dir. Veri alım kapasitesi gönderim
kapasitesinden farklı olduğu için asimetrik olarak
adlandırılmıştır. DSL’in HDSL, SDSL gibi başka çeşitleri vardır.
ADSL nedir, nasıl çalışır?
ADSL telefon telleri üzerinden yüksek hızda veri aktarımı
yapmak için geliştirilmiş bir bağlantı teknolojisidir.ADSL
normal 56k modemlerden farklı olarak çok daha geniş bir frekans
aralığını kullanarak normal modeme göre çok daha yüksek hızlara
ulaşabilir.
ADSL’i kullandığım sırada telefonla da görüşebilir miyim ?
Evet. ADSL telefon hattının kullandığı frekans aralığının
dışında çalıştığı için, aynı anda hem ADSL’i hem de telefonu
kullanabilirsiniz. Siz İnternet’te gezerken birisi sizi
telefonlar ararsa, telefonunun meşgul gözükmez, telefon çalar,
açıp konuşabilirsiniz.
ADSL aldığımda telefon görüşmelerim bedavaya mı gelecek?
Hayır. Telefon görüşmeleriniz için aynen eskisi gibi ücret
ödeyeceksiniz. Ayrıca ADSL bağlantısı için aylık sabit bir ücret
ödeyeceksiniz. Ancak eskiden normal modemle bağlandığınız için
gelen ücret ortadan kalkmış olacak.
ADSL ile neler yapılabilir?
56k modeminizle yaptığınız her şeyin yanı sıra, çok daha
hızlı sörf deneyimi, on-line oyunları çok daha düşük gecikmeyle
oynayabilme, dosya indirirken maillerini okuyabilir, bir yandan
da web’te gezebilirsiniz ve hala 56k modem bağlantısına göre
daha hızlı sonuç alırsınız.
İnternet üzerinden video seyredebilir, on-line tv ve radyoları
dinleyebilirsiniz.
Machintosh/Linux kullanıcıları ADSL kullanabilirler mi?
Evet. Ethernet bağlantılı bir modem almaları daha uygun olur.
Türk Telekom’un sınırlı indirmeli ADSL bağlantı seçeneği
hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu tamamen sizin İnternet’i nasıl kullandığınızla ilgili bir
durum. En düşük bağlantı seçeneği için konuşursak, 256Kbps hız
için sınırsız bağlantıda 49 YTL öderken, sınırlı bağlantıda bu
29 YTL’ye düşüyor. Aylık 20 YTL'lik fark önemli.
Eğer akşamdan akşama maillerini okuyan, birkaç web sitesinde
gezen bol bol chat yapan birisiyseniz, bu seçenek sizin için
uygun. Kaldı ki, 3 GB indirme sınırını aşsanız bile bağlantınız
kesilmiyor, sadece indirdiğiniz MB başına 1 YKR ödüyorsunuz.
Ancak E-mule, Kazaa gibi indirme programlarını kullanan ve
“akşam makinayı download’a bıraktım, 20 saattir açık abi” gibi
cümleler kuran bir tipseniz, 3 GB sınırı kesinlikle yeterli
olmayacaktır.
Aşağıda değişik İnternet kullanımlarının ortalama ne kadar
veri aktarımı ile yapıldığını bulabilirsiniz. Buradan
hesaplamanızı yapıp ona göre karar verin.
Web’de dolaşma = 10MB/saat
Ortalama bir müzik vidyo klibini indirseniz = 13MB.
Counterstrike benzeri bir on-line oyunu oynama = 10-12MB/saat
Radyo dinlemek = 18MB/saat.
İnternet üzerinden video seyretmek =150MB/saat.
Ortalama boyutta 300 e-posta = 2 MB (Postalara eklenen dosyalar
boyutu arttırabilir.)
Aşağıda konu ile ilgili çeşitli web sitelerine
ulaşabilirsiniz:
Firmalar:
http://www.adslbilgi.com/default.asp
http://www.dslturk.com/
http://www.elkotek.com.tr/adsl.asp
http://www.zyxel.com.tr/new/zyxel/product/dsl/dsl.htm
Bilgi siteleri:
http://www.darkhardware.com
http://www.adslguide.org.uk
http://www.telekom.gov.tr/webtech/default.asp?sayfa_id=190
http://www.dslreports.com
http://www.dslforum.org/about_dsl.htm?page=aboutdsl/tech_info.html
Türkiyede internetin tarihi.
http://www.istis.unomaha.edu/isqa/wolcott/gdi/TURK_PUB.pdf


Sinan ÇAY-www.turkcenet.org
|