2)
Bilgisayar Suçları
2.1)Yazılım Lisansı Telif Haklarının İhlali
Telif
hakları genellikle 7 şekilde ihlal ediliyor.
Kullanıcı Kopyalaması
Birkaç
adet lisanslı yazılım yüklü bilgisayar satın alınıp bu bilgisayarlardaki
lisanslı yazılımların diğer bilgisayarlara yüklenmesi; CD ya da
programların sahip olunan lisanslardan fazla sayıda çoğaltılması ve el
değiştirmesidir.
Eş
Anlı Kullanım
Tek bir
bilgisayar için kullanılması gereken bir yazılımın birden fazla
bilgisayarda, yeterli sayıda lisans temin edilmeden paylaştırılarak
kullanılmasıdır.
Sabit Disk Yüklemesi
Bilgisayarların, sabit disklerine kopya yazılım yüklenmiş şekilde
satılmasıdır. Burada hem satıcı hem de kullanıcı eşit derecede
sorumludur.
Sahtecilik
Orijinal ürünü kopya üründen ayıran hologram, paket, logo gibi belirgin
özelliklerin taklit edilerek illegal yollardan ticaretinin yapılmasıdır.
İnternet Yoluyla Kopyalama
Web
sayfası aracılığıyla, yazılımın lisanssız olarak bilgisayarlara
yüklenmesidir.
BBS
(Bülten Panolarından Yükleme)
Fikri
haklara tabi yazılımların, bir elektronik bülten panosundan
yüklenmesidir.
Yazılım Kiralama
Kopya
yazılımların, lisans sözleşmelerine aykırı olarak evlerde veya
işyerlerinde kullanılmak üzere kiralanmasıdır.
Yukarıda
söz edilen yöntemlerden hiç biri yasal değildir ve sizi teknik ve yasal
birçok sorunla karşı karşıya bırakmanın yanı sıra itibar kaybına
uğramanıza da neden olabilir. Lisanslı yazılım kullanmanın tek yolu
vardır: Programın kullanıldığı her bir bilgisayar için bir lisans
edinmek. Bunun dışındaki kullanımlar lisansız kullanıma girmektedir.
BSA
tarafından, dünya çapında yapılan yazılım korsanlığı araştırması
sonuçlanmış bulunmaktadır. İş yazılımları konusundaki kopya kullanım
oranlarının ve bu nedenle doğan kayıpların saptanmasını amaçlayan bu
araştırma IPR adlı bağımsız araştırma firması tarafından
gerçekleştirilmiştir. Genel olarak bakıldığında dünyada kopya yazılım
kullanma oranlarının gerilediği görülüyor. Bu gerilemede, yürüttüğü
kampanyalarla toplumların, hükümetlerin ve firmaların yazılım suçları
konusunda daha duyarlı olmasını sağlamaya çalışan BSA’nın payının
azımsanmayacak oranlarda olduğunu düşünüyoruz.
Lisanssız yazılım kullanmanın ekonomimize zararı büyük boyutlarda. 1999
yılında Türkiye’de kopya yazılım kullanma oranı %74 olarak gerçekleşti.
1999 yılındaki sektör büyüklüğü 315 milyon 300 bin dolar, istihdam 5900
kişiydi. Toplanan vergi miktarıysa 90 milyon 300 bin dolar oldu. Oysa
1999 yılında kopya kullanım oranı %25 olarak gerçekleşseydi sektör
büyüklüğü 895 milyon dolar, toplanan vergi 325 milyon 500 bin dolar
olacak ve 22.300 kişilik istihdam yaratılacaktı. 2000 yılında bu oran
%69’larda. Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar, özellikle
işsizlik göz önünde tutulduğunda bu rakamların ciddiyeti daha iyi
anlaşılıyor.
1996
yılı başında ülkemizde lisanssız yazılım kullanımı %97 dolaylarındayken,
BSA Türkiye'nin kararlı çalışmaları sonucunda bu oran 1997'de %80’lere,
1999 yılı itibariyle de %74’e düşürülmüş bulunuyor. 2000 yılında bu oran
%69'a geriledi. Ülkemizde milyonlarca USD’lik lisanssız yazılım
kullanılıyor ve bu yaygın kullanım ciddi ekonomik kayıplarla
sonuçlanıyor. Ülkemizde lisanssız yazılım kullanımı nedeniyle her yıl
binlerce kişinin iş olanağı kayboluyor. Lisanslı yazılımların
satılamaması, devletin vergi gelirlerinde milyonlarca dolarlık kayba
neden oluyor.
Lisanssız yazılım kullanımı aslında tüm yazılım firmalarının başını
ağrıtıyor, ancak özellikle de eğitim desteğine daha az ihtiyaç gösteren
programlar kopyalanıyor. Kullanıcı "kendi çabalarımla, hiç ücret
ödemeden kullanıyorum" diye düşünüyorsa da gerçekte önemli riskler ve
dezavantajlarla karşı karşıya bulunuyor. Teknik destek alamadığı gibi
bilgisayarının kaderini de tehlikeli virüslerin ellerine bırakmış
oluyor. Bununla da kalmıyor, gece gündüz “basılma” korkusu yaşıyor.
Ülkemizde yazılım telif hakları Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
kapsamında, ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun "Bilişim Alanında Suçlar" kitabı
ile korunuyor. Lisanssız yazılım Türk Ticaret Kanunu kapsamında da
haksız rekabet suçu teşkil ediyor. Tüm bu kanunlara göre izinsiz
çoğaltılmış yazılımları elde bulundurmak, kiralamak, kullanmak, satmak
ve dağıtmak suç sayılıyor. Bu suçları işleyenler her bir lisanssız
yazılım için 10 milyar TL’den 150 milyar TL’ye kadar para cezası; 2
yıldan 6 yıla kadar, para cezasına çevrilmeksizin hapis; 3 yıla kadar
meslekten men; çoğaltmada kullanılan veya kopya yazılımların yüklenmiş
olduğu bilgisayar ve araçlara el konulması gibi yaptırımlarla karşı
karşıya bulunuyor. Ayrıca, işledikleri suçun yüksek tirajlı gazetelerde
halka duyurulması ile prestij kaybına, işlerinin aksamasıyla da müşteri
kaybına uğruyorlar.
Her
şeye rağmen BSA Türkiye, lisanssız yazılım oranının yüksekliğinin
bilinçsizlikten kaynaklandığına inanıyor ve bu nedenle arka arkaya
çeşitli eğitim kampanyaları düzenliyor. Eğitici kitler hazırlanarak
kullanıcılara ve satıcılara gönderiliyor. Eğitim ve bilinçlendirme
amaçlı çeşitli seminerler ve toplantılar düzenleniyor. BSA Türkiye
tarafından hazırlanan reklamlar sektörel yayınlarda ücretsiz olarak
yayınlanıyor ve basın bültenleri yoluyla da kamuoyuna BSA Türkiye'nin
faaliyetleri aktarılıyor. Ayrıca hukuk çevrelerinin dikkatini lisanssız
yazılımla mücadele konusuna çekebilmek için hukukçuları hedefleyen
eğitim faaliyetleri ve sempozyumlar gerçekleştiriliyor.
Tüm
bunların sonucu, iki yıldan az bir sürede lisanssız yazılım oranında %10
civarında düşüşün sağlanması. Her şeyden önemlisi, artık insanlar
yazılım telif hakları kavramının farkında. Pek çok kullanıcı lisanslı
yazılımın avantajlarından faydalanmayı tercih ediyor ve yasal takip
riskini göze almak istemiyor. Böylece hem bilgisayarlarını hem de
kendilerini lisanssız yazılımın vereceği zararlardan koruyorlar
2.2)
Bilgisayar Suçluları ve Saldırılar
Bilgisayarda yapılan saldırılar çok çeşitlidir. Banka hesaplarına
girilmesi,hesap transferinde bulunulması , hesapların silinmesi,
bilgisayarlara girilip bu bilgisayarlara verilen zararlar bir çok örnek
verebileceğimiz bu konuyu özel olarak ele alacağız.
2.2.1)
Bilgisayar Suçluları
HACKER, CRACKER,
PHREAKER Nedir? Nasıl Çalışırlar?
Hacker'lar
genellikle cracker kimlikleri ile karşımıza çıktığı için genellikle
sistemlere sızan zarar veren kötü kişiler olarak bilinirler. Onlar
olmadan muhtemelen internetin de olmayacağı Dennis Ritchie,
Ken Thompson, and Brian Kernighan (sanırım herkes tanıyor
artık bu isimleri) Microsoft gibi bir devin kurucuları Bill Gates,
Paul Allen, şu anda tüm dünyaya kafa tutan Linux'un babası
Linus Torvalds'un da birer hacker oldukları düşünülürse, hacker'lar
hakkındaki bu yaygın kanının ne kadar yanlış olduğu anlaşılır. Bill
Gates'in yada Dennis Ritchie'nin bir bankanın hesaplarına girip para
çalmaya kalkıştıklarını düşünebiliyormusunuz?
Bu kısa girişten sonra hacker ve cracker kelimelerinin tanımlarına
bakalım kısaca. Hacker'ın resmi bir tanımı olmamasının yanı sıra herkes
kendince bir yorum geitiriyor hacker tanımına. Hacker ve cracker
konuları ve gerçek anlamları ve kullanımdaki anlamları güvenlik
camiyasında büyük tartışmalara neden olmuş ve bu konuda belki binlerce
makale yazılmıştır ve halen de yazılmaktadır.
Hacker'lar her türlü işletim sisteminin yapısı ve
derinlikleriyle ilgilenen kişilerdir. Hacker'lar genellikle çok iyi
programcılardır ve işletim sistemleriyle ve programlama dilleriyle
ilgili olarak çok üst düzeyde bilgiye sahiptirler. Sistemlerde bulunan
açıkları ve sebeblerini iyi bilirler ve hepsinden önemlisi hacker'lar
her zaman için daha fazla şey öğrenmek için uğraşırlar ve de
öğrendiklerini diğerleriyle paylaşırlar. Hiç bir zaman kasıtlı olarak
zarar verme eyiliminde değildirler.
Cracker'lar kötü niyetli kişilerdir ve sistemlere girerek bilgi
çalarlar ve sisteme zarar verebilirler. Hedeflerine sızmayı başaran
cracker'lar önemli bilgileri silebilir sistemin işleyişini
durdurabilirler, kısacası gittikleri yere sorunları da beraberinde
götürürler. Bu kötü niyetleri ve işleri yüzünden cracker'ları tanımak
çok kolaydır.
Hacker'lar işletim sistemi ve programlama dillerini iyi bilerek başka
programlardaki hataları test etmek için program yazarlar, mesela uzak
makinelerdeki açıkları otomatik test edebilen programlar... gibi. Ancak
Cracker'lar ise genellikle program yazmazlar. Başkalarının yazdığı
araçları kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışırlar ve yapıcı olmaktan
çok yıkıcıdırlar. Hacker ve Cracker kelimelerini birbirini karşılıklı
dışlayan iki kelime olarak düşünemeyiz. Yani bir kişi hem hacker hem de
cracker olabilir. Kısaca bir hacker her zaman için bir cracker olabilir
ama bir cracker bir hacker olamaz.
Hacker kelimesinin ortaya çıkışı 1960'larda çok kaliteli
programcıların FORTRAN ve diğer eski dillerde program yazdığı MIT'te
başladı. Çok zeki ve entellektüel kişiler olan bu programcılar günümüzde
gerçek hacker olarak nitelendirdiğimiz hacker'ların ataları, öncüleri
olarak bilinirler. Gerçek hacker'lar devamlı yeni şeyler öğrenme
yolunda önüne geçilmez bir isteğe sahiptirler ve korkunç bir şekilde
ayrıntıya önem verirler.
1969'da Bell Labs çalışanı Ken Thompson UNIX'i icat etti ve bilgisayar
tarihini tamamen değiştirdi. Daha sonra 1970'lerde Dennis Ritchie
özellikle UNIX'te kullanılmak üzere C dilini geliştirdi.
1970'lerde "Captain Crunch" bedava uzak telefon görüşmesi yapabilmek
için bir yol bulunca daha sonra "phreakers" olarak anılacak olan telefon
hacker'ları çıktı. İşte her şey telefon sistemlerini kıran bu kişilerle
başladı. Preaking olarak adlandırılan bu işlem telefon şirketlerinin
güvenlik sistemlerini kırmak olarak bilinir.
Ancak gerçekte preaking daha çok, telefon sisteminin çalışmasının
öğrenilmesi ve işletilmesi anlamına gelmektedir. Preaking
için bir sürü değişik yöntem kullanılmaktadır. İlk olarak telefon
kulübelerinde jeton kullanmadan telefon görüşmesi yapmayı sağlayan
cihazlar kullanıldı. Bu cihazlarla ilgili ayrıntılı bilgileri internette
yüzlerce siteden bulabilirsiniz. Ancak telefon teknolojilerindeki
gelişmeler eskiden kullanılan preaking tekniklerinin günümüzde işlemez
hale gelmesine neden oldu. Ancak bilgisayarların gelişmesiyle preaking
ve bilgisayar birleşti ve daha güçlü araçlar ortaya çıkmaya başladı.
Bunların içinde en önemlilerinden olan BlueBeep preaking/hacking
aracı olarak karşımıza çıktı. Özellikle eski tip telefon hatlarında bu
araç çok fazla yeteneklere sahipti. BlueBeep belkide şimdiye kadar
yazılmış en iyi preaking aracıdır. PASCAL ve assemble dilinde yazılan
BlueBeep telefon santrallerinin scan edilmesi, dial tone üretilmesi gibi
bir sürü işleve sahipti.
Preaker'ların ilk defa internete de ne zaman ve nasıl girdikleri tam
olarka bilinmiyor ancak preaking'ten sonra 1980'lerde cracking işine
merak salan programcılarla, cracker'lar tahmin edebileceğiniz her türlü
sisteme girmeye başladılar ve de hala giriyorlar.
1980'lerin başında "Neuromancer" adlı romandan esinlenilerek "cyberspace"
kelimesi türetildi. "414s" denilen grup FBI tarafından yakalanan ilk
gruplardandı. Yine bu zamanlarda Usenet kavramı ortaya çıkmaya
başladı ve hacker'lar UNIX tabanlı makinelerini kullanarak ulusal çapta
bilgi ve fikir alış verişine başladılar. Bu zamanlarda bir hacker
olabilmek için bir hacker kulübüne üye olmak gerekiyordu. Amerikada ünlü
"Legion of Doom" ve Almanyada "Chaos Computer Club" kuruldu. Bu gruplar
halen de hacker dünyasının en ünlü grupları arasında sayılırlar. Diğer
önemli bir gelişme ise eski bir hacker magazini olan "2600: The Hacker
Quarterly"'in çıkışıdır.
Kendi kendine yayılan ve sistemleri etkileyen ilk solucan (worm)
1988'de ortaya çıktığı ve Massachusetts Enstitüsünden yayıldığı
biliniyor. Kısa bir süre içerisinde solucan binlerce bilgisayara
yayılmıştı. Utah üniversitesinden Donn Seeley'in yazdığı bir makaleye
göre sistem yöneticileri o sabah (3 Kasım 1988) sistemlerine
girdiklerinde binlerce shell process'i ile karşılaşmışlardı ve silmeye
çalıştıklarında daha fazla process'in oluştuğunu gördüler. Massachusetts
Enstitüsündeki bu makinede log işlemleri yetersiz olduğu için bu
solucanın kimin tarafından yayıldığı bilinmiyor. Solucanın yayılmasından
kısa bir süre sonra uzmanlar çözümler için bu solucanı incelemeye
başladılar.
Bu olaydan sonra internet güvenliği konusunda bir dönüm noktası oldu
ve internet güvenliği daha ciddi olarak düşünülmeye başlandı. Bundan
sonraki zamanlarda hacker'lar yerel ve uzak makinelerdeki sistem
zayıflıklarından yararlanmak çeşitli için yollar buldular. Çok karmaşık
teknikler geliştirdiler. Tabi hacker'ların bu şekilde davranması da
aslında işimize de gelmedi değil zira hacker'ların sayesinde sistemler
daha da güvenli hale gelmeye başladı. Her bulunan yeni açık giderilerek
ve arşivlenerek güvenlik konusunda önemli adımlar atılmış oldu. Bir
düşün ilk çıktığında tamamen güvensiz olan ve tüm bilgilerin herkes
tarafından erişilebilecek bir biçimde olan internet bu günkü durumuna
eğer hacker'lar olmadan gelseydi ne olurdu. Hacker'lar olmadığı için ve
gerek duyulmadığı için hiçbir güvenlik önleminin alınmadığını bir
düşünsenize. Daha da kötüsü bunca yıldan bunca gelişmeden sonra
hacker'lar birden ortaya çıksaydı?
Günümüzde hacker ve cracker'lar ağ ortamında savaşlarını
sürdürmektedirler. Cracker'lar daha çok tanınmak için ve bazen gelir
elde etmek için çalışmaya devam etmektedirler. Günümüzde artık neredeyse
her gün onlarca site crack edilmektedir. Hacker'lar ise cracker'lara
karşı güvenlik için yeni teknikler aramaktadırlar. Bu savaşı kimin
kazanacağını henüz bilmiyoruz ama çok çok uzun bir süre devam edeceğe
benziyor. Ancak firmaların güvenlik sektörüne çok miktarda yatırım
yapması güvenlik araçlarının çok fazla gelişmesine ve kalitesinin
artmasına neden olmaktadır. Bu da cracker'ların işini zorlaştırmaktadır.
Güvenlik araçlarının karmaşıklaşması ve daha kaliteli olması aslında
cracker'ların yok olmasına değil onlarında artık daha karmaşık teknikler
kullanmasına neden olmaktadır. Çünkü bir sistem ne kadar çok karmaşık
hale gelirse içerisinde o kadar çok hata ve açık olacak demektir. İşte
cracker'larda bu açıkları bulmak için uğraşıyor olacaklardır.
Bu bölümü bitirmeden önce hacker ve cracker'lardan bir kaç örnek
verelim: Bell Labs.'ta programcı olan internetin ve özellikle UNIX
işletim sisteminin gelişmesinde çok büyük payları olan Ken Thompson, and
Brian Kernighan Ritchie ve Dennis Ritchie yetenekli birer hacker olarak
sayılabilir. Linux işletim sistemini babası sayılan Linus Torvarld ve
ilginçtir Microsoft devleri Bill Gates and Paul Allen de hacker
dünyasının vaz geçilmez isimlerindendi. Gates ve Allen yazılım hacker'ı
olarak çalıştıklarında Washington'da bir firmanın yazılımlarını test
ediyorlardı. Yazılımlardaki eksikleri ve hataları bulmalarıyla
ünlenmişlerdi. Zaten daha sonra ileride tüm dünyayı etkileyecek olan
işletim sistemi üzerinde çalışmaya başladılar. Eindhoven
üniversitesinden olan Wietse Venema belkide hacker dünyasında ismi en
çok duyulan kişilerden biridir. Zira güvenlikkonusunda bir devrim
yaratan SATAN (Security Administrator's Tool for Analyzing Networks)
programının yazarlarından olan Venema aynı zamanda dünyada en çok
kullanılan güvenlik araçlarından olan TCP Wrapper'ın da yazarıdır. Bu
programların isimlerini ileriki konularda daha çok duyacağız.
Artık herkesin bildiğini yada en azından duyduğunu tahmin ettiğim
Kevin Mitnick dünyanın en çok tanınan cracker'ı olarak sayabiliriz.
Mitnick'te bu alana telefon preaking ile başladı. Mitnick o zamanlar çok
güvenli sayılabilecek hemen hemen her türlü sisteme girmeyi başarmıştır.
Bunlar arasında finans firmaları, yazılım şirketleri, askeri siteler ve
teknoloji siteleri yer almaktadır. Mitnick daha genç yaşlarda North
American Aerospace Defense Command sistemini crack etmişti. 1990'larda
Tsutomu Shimomura tarafından takip edilen Kevin Mitnick tutuklandı.
Kevin Mitnick'in duruşması hacker tarihindeki en çok yankı uyandıran
duruşma olmuştur. Zaten bundan sonra Kevin Mitnick hacker'lar arasında
bir idol haline geldi. Mitnick'in bilgisayar, internet ile ilgili her
türlü elektronik cihazı kullanması ve hatta hatta bu konu hakkında
konuşması bile yasaklanmıştı. Daha sonra tahliye edilen Mitnick bir
firma için güvenlik konusunda makale yazmak için mahkemeye baş vurdu ve
uzun uğraşlardan sonra bu girişimi başarıya ulaştı. Şu anda Mitnick
hayatını kazanmak için internet güvenliği konusunda köşe yazarlığı
yapıyor. Mitnick'in köşe yazarlığı yapmasının internet güvenliği
konusunda çok yararlı olacağa benziyor. Mitnick özellikle "ip spoofing"
gibi çok karmaşık teknikleri kullanmıştır.
Ünlü crackerlardan bir diğeri de Kevin Poulsen'dir. Poulsen
Pacific Bell telefon sistemini ele geçirmekle ünlüdür. İlginçtir Poulsen
Porsche hediyeli bir radyo yarışmasını kazanmak için telefon
sistemlerine müdahele ettiği biliniyor. Poulsen daha çok savunma
sistemleriyle ilgilenmiş ve hemen hemen her tipten siteye girebilmiştir.
Yukarıda sayılan isimlere daha bir çoğunu eklemek mümkün. Burada
sadece en çok adı geçenleri vermeye çalıştım. Konuyu kapatmadan önce en
çok tanınmış ve en iyi cracker konusunda bir iki ufak şey daha söylemek
istiyorum. Aslında en iyi cracker'ların hiç tanınmadığı ama en çok
tanınanların da iyi cracker olmadığı düşünülebilir! Çünkü iyi
cracker'lar her zaman için izlerini saklamayı başarırlar...
-Kevin David
MITNICK ( Free Kevin ) En tanınmış HACKER 'lardan biri Dünya tarihinde
FBI tarafından "MOST WANTED" tabiriyle aranan ilk bilgisayar korsanı ve
Yine dünya tarihinde durdurulmak için ellerinden ve ayaklarından
zincirlenen bilgisayar korsanı
John DRAPER (
Kaptan Crunch ) 57 yaşında bir bilgisayar korsanı. Sanırım bir Phreaker.
Dennis RITCHIE :
İşte gerçek bir HACKER daha. Yaptığı iş Bell Laboratuarlarında
bilgisayar kullanıcıları için yararlı olan C ' dilini
geliştirmiştir.(1972)
LAMER Nedir ?
Bu tabir için
insanların genelde yaptıkları tabiri kullanmak yerine daha kalıcı bir
tabir yapmayı düşündüm. Kısacası kendilerinin bulmadığı bir şeyi ben
buldum diye nitelendiren, kendilerinin yapmadığı bir şeyi ben yaptım
diyen. Kendilerini HACKER zanneden ve asla o mertebeye eremeyen
insanlara verilen addır. Bilgisayar sistemlerine zarar verenler genelde
bu sıfatı hak eden insanlardır. Yaptıkları işler genelde, IRC , ICQ
ortamlarından başkalarının modemlerini resetlemek ( NUKELEMEK) yada
bilgisayarına girerim diye tahrik etmek
2.2.2) Saldırıları
Nasıl Yapıyorlar.